31 Ekim 2009 Cumartesi

3 boyutlu ejderha, kes-yapıştır


Dosyaları karıştırırken, eski dostlardan Gathering For Gardner Paper Dragon nam-ı diğer 3 boyutlu kağıt ejder çıktı karşıma. Bilenler varsa hatırlasın bilmeyenler yapmaya çalışsın. Şahan'ın Şahan olduğu zaman 3 boyutlu yayın yapılacak diye duyurup programına çıkarmıştı bunu.



- Düzgün baskı için bilgisayarınıza kaydettikten sonra print edin.
- Bir tane müsvette basın, ona bakarak asıl baskıyı kesip katlayın.
- "Mountain fold" dediği yerde tepe yapacak şekilde, "Valley fold" dediği yerde vadi yapacak şekilde katlama yapın.
- Boğazının altını beyaz noktaya kadar kesmeyi unutmayın.
- Bittikten sonra, tek gözünüzü kapatıp, ejderhanın gözlerine bakarak etrafında hareket edin. Şöyle bir şey olması lazım.


Yazının devamı

20 Ekim 2009 Salı

Türkiye'de sık görülen Y-DNA gruplarının dünya üzerindeki dağılımları

Haplogroup

Nüfus Dağılımı

J- %34
R- %24
E- %11
G- %11
I- %5


NOT:
-Haritaların üzerine tıklandığında resim büyüyecektir.
-Haplogroup'ların yanında verilen yüzde değerleri Cinnioğlu raporundan alınmıştır.
-Her grafikte kolon olarak görülen, yüzde baz değerleri birbirinden farklıdır.


Yazının devamı

17 Ekim 2009 Cumartesi

Genetik Y-DNA, mtDNA testleri için FTDNA

"Genetik testlerle ilgileniyorum ama yeterince bilgim ya da İngilizcem yok" diyen çok sayıda mail alıyorum, umarım okuyacağınız yazı yardımcı olur.

Başlangıç için, baba tarafı ile ilgileniyorsanız Y-DNA 12, anne tarafı ile ilgileniyorsanız mtDNA testini alabilirsiniz. Testi satın aldıktan sonra adresinize bir kit gönderilir. Kit elinize geçtikten sonra yanağınızın içinden bir doku örneği koyup geri göndermeniz gerekir. Bundan sonra 2 aylık bir süre içinde test sonuçları belli olur. FTDNA, sonuçları hem email ile hem de normal posta ile gönderir. Sonuçlar elinize geçtikten sonra FTDNA’in size özel hazırladığı kişisel web adresinde detaylı bilgi bulabilirsiniz.

FTDNA'den DNA testi satın alacaklar için önemli bilgi: Testinizi FTDNA proje gruplarından biri üzerinden satın aldığınızda indirim uygulanır. Türkiye Grubu üzerinden sipariş vermek isterseniz bu link'i takip edebilirsiniz.

FTDNA’de yaptırdığınız genetik testler sonucunda “ırkınız şudur” ya da “atalarınız şu zaman burada yaşamıştır” gibi bir sonuç çıkmaz. Test sonucunda haplogrup olarak ifade edilen, ait olduğunuz genetik grup belirlenir. Bugün, genetik grupların 80-100 bin yıllık göç yolları belirlenmiş durumdadır, ayrıca günümüz ülkelerinde yaşayan genetik topluluklar üzerine çalışmalar bulunmaktadır. Yukarıdaki menüde "GENETİK" başlığı üzerine geldiğinizde bu bilgilerin derlendiği internet link'lerini bulabilirsiniz.

Test sonucunda haplogrubunuz -sadece- tahmin edilmiş durumdadır. Haplogrubunuzun kesin olarak belirlenmesi ve alt haplogrup bilgilerinizin oluşması için FTDNA, DEEP CLADE testini almanızı önerecektir.

Test sonucunda FTDNA sizin DNA’nızı test yaptıran diğer kişilerle karşılaştırarak benzerlik bulduklarını kişisel web adresinizde derecesine göre listeler. Tıpatıp aynı olanların (kişi önceden izin vermişse) email adreslerini görmenizi sağlar. Y-DNA37, Y-DNA67 ya da mtDNAPlus testleri DNA’nız üzerinde daha fazla noktaya bakılması için alınan testlerdir. Ne kadar çok noktaya bakılırsa akrabalık o kadar kesin olacağı için, YDNA12 ve mtDNA testlerinden sonra almayı düşünebileceğiniz testler olmalıdır.

FTDNA şirketi testlerini Arizona Üniversitesi Araştırma Laboratuarlarında gerçekleştiriyor, National Geographic Society, IBM ve Waitt Family Foundation'ın ortaklaşa oluşturdukları Genographic Project ile işbirliği yapmaktalar. FTDNA bir süredir başka bir üniversite ile de işbirliği yaparak FACTOID denen medikal tahminler üreten testler de satıyor. Alkol & nikotin bağımlılığı, kellik, kas performansı, uzun ömürlülük gibi konularda belli gen bölgelerine bakılarak bir tahmin üretiliyor. Bunların kesin sonuç değil sadece tahmin olduğu konusunu ısrarla belirtiyorlar.

Bol şanslar...


Yazının devamı

12 Ekim 2009 Pazartesi

Kimdi(r) bu Pangalos?

2009 Yunanistan erken seçimini kazanan George Papandreou hükümetinde önemli bir görev alan Theodoros Pangalos'u 1999'da Abdullah Öcalan'ın Kenya'nın başkenti Nairobi'deki Yunanistan Büyükelçiliği'nde saklanmasından sorumlu oluşuyla hatırlarız. Hatta Türkler için "katil, tecavüzcü ve hırsız" dediğini hatırlayanlar da çıkabilir. Küstah fakat cesur olduğu muhakkak bu politikacı cesaretini nereden alıyor acaba?


Torun Theodoros Pangalos

Dede General Pangalos


Milli Mücadele bitip Lozan'da barış antlaşması için görüşmeler devam ederken, Türk heyeti Yunanistan’dan savaş tazminatı olarak büyük miktarda para ya da Yunan donanmasını talep eder. O sırada Yunanistan'da diktatör olan General Pangalos Batı Trakya’ya 40-50 bin kişilik bir ordu yığdığını, tazminatta ısrar edilirse soluğu İstanbul’da alacağı haberini yollar Lozan'a. Bunun üzerine tazminat olarak Karaağaç’ta karar kılınır. İşte bu General Pangalos şimdiki Theodoros Pangalos'un dedesidir.


Yazının devamı

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Fatih Altaylı'nın Anadolu'nun gen haritası yazısı

Fatih Altaylı, Habertürk Gazetesi'ndeki 25.08.2009 tarihli "Anadolu'nun gen haritası" başlıklı yazısında Stanford Üniversitesi'nden Cengiz Cinnioğlu ve ekibinin 2003 yılında yayınladığı çalışmaya yer vermiş ve Türkiye'deki genetik grupların yüzdelerini aktarmış.

Yazıda belirtilen oranlar bu halleriyle aynen adı geçen raporda bulunmamakla birlikte, 30.12.2007 tarihinde Radikal2'de yayınlanan "Türkiye'nin genetik zenginliği" başlıklı yazım için yaptığım okuma sonrası hesapladığım basitleştirilmiş/özetlenmiş oranlardı. Oranlar doğru olmakla birlikte, Cengiz Cinnioğlu "Bu oranlar raporumdan alıntı değildir" dese yanlış olmaz.

2003'te yaklaşık 500 kişi ile yapılmış Cinnioğlu çalışmasından sonra bu çapta başka bir çalışma duymadım. FTDNA'de oluşturduğum Türkiye grubuna katılanların Y-DNA genetik dağılımları ile Cinnioğlu çalışmasındaki dağılım birbirine oldukça benziyor. FTDNA-Türkiye grubundaki katılım 50 kişi civarında.


CİNNİOĞLU ve FTDNA-TÜRKİYE, Y-DNA dağılımlarının karşılaştırması
Büyütmek için tıklayın


Yazının devamı

23 Temmuz 2009 Perşembe

Vedad Uşaklıgil'in hazin hikayesi

Kırık Deniz Kabukları Halid Ziya Uşaklıgil (1867-1945) dört çocuğundan üçünü daha kendisi hayatteyken toprağa vermek bahtsızlığını yaşamış bir edebiyatçımızdır. Sadun ve Güzin adındaki çocuklarını henüz bebekken kaybeder. Halid Ziya, Sadun için “KIRIK Oyuncak”, Güzin için “KIRIK Hayatlar” hikayelerini kaleme alır. Daha sonra Halil Vedad ve Bülent isminde iki oğlu olur. İkisi de hariciyeci olarak yurtdışında görev yaparlar. Ölümünden sonra anısına “Bir Acı Hikaye” kitabını yazdığı Halil Vedad, Arnavutluk’ta görevli iken intihar eder (1937).

Selim İleri, naif bir kişilik ve müzisyen olan Halil Vedad’ın hikayesinden oldukça etkilenmiş, Halid Ziya’nın “Bir Acı Hikaye"sinden yola çıkarak, Aşk-ı Memnu (1900) ile de parallellikler kurup 1993’te “KIRIK Deniz Kabukları”nı yazmış. Kitapta Mustafa Kemal Atatürk , Latife Hanım ve Halil Vedad arasında geçen ilginç olaylardan bahsediliyor.

Halid Ziya Uşaklıgil ve Latife Hanım’ın babası Muammer (Uşaklı) Bey kardeş çocuklarıdır, Halid Ziya yaşça büyük olduğundan Muammer Bey kendisine “amca” diye hitap eder. Muammer Bey’in adı Atilla İlhan’ın Karantina'lı Despina şiirinde de geçer, hatırlarsınız. Halid Ziya, yeğeni Latife Hanım’ın eğitimiyle bizzat ilgilenmiş, Fransızca dersleri vermiş. Latife Hanım da kensinden 5 yaş küçük Vedad’a ablalık yaparmış.

Vedad’ın müziğe, dolayısıyla piyanoya istidadı vardır, o kadar ki Sultan Reşad, pederi sarayda başkatiplik yaptığı sıra kendisine bir piyano hediye eder. Bu piyano daha sonra hariciyede görev yaptığı yıllarda Ankara’ya kadar taşınır. Vedad’ın Mustafa Kemal Atatürk’le tanışması da piyano sayesinde olur. Latife Hanım Mustafa Kemal’le evlendikten sonra bir konser vermek için Ankara’ya gelen Vedad bir gece Çankaya Köşkü’ne misafir olur. Burada yeteneği ile Mustafa Kemal’in beğenisini kazanır...

Halid Ziya UşaklıgilVedad’ın Fransızca, İngilizce ve Almanca’yı çok iyi konuştuğunu öğrenen Mustafa Kemal, o gece orada bulunan Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’a Vedad’ın dışişlerine memur olarak alınması için direktif verir. Latife Hanım’ın şaşırtıcı engelleme girişimine rağmen Vedad babasının da araya girip Mustafa Kemal’den ricacı olması üzerine hariciyeye girer. Vedad Ankara’ya gelir ve Çankaya Köşkü’nde müştemilatta misafir olarak kalır, ta ki Latife Hanım’la Mustafa Kemal’in arası bozulup Latife Hanım İzmir’e dönene kadar. Bir gece köşkte Mustafa Kemal, Vedad’ın piyano çalışına iltifat edince, Latife Hanım’ın bir kıskançlık krizi geçirdiği anlatılır. Latife Hanım köşkten ayrılmadan hemen önce Vedad’a kendisi oradan ayrıldıktan sonra onun da köşkte kalamayacağı ultimatomu vermesine rağmen, Vedad Mustafa Kemal’in himayesindedir. Yine de durum uygun görülmemiş olsa gerek, kısa bir süre sonra Vedad sedece köşk ve Ankara’dan değil Türkiye’den de ayrılıp Londra’ya görevli olarak gider.

Bundan sonra Vedad’ın hazin sonunu hazırlayacak görevlendirmeler ve görevden almalar silsilesi başlar. Halid Ziya oğlunun çöküşünü hazırlayan bu sürecin sorumlusu olarak, yüzüne gülüp arkasından kuyusunu kazan, 1925-1938 yılları arasında kurulan bütün kabinelerde dışişleri bakanlığı görevini yürüten Tevfik Rüştü Aras’ı gösterir , “Bir Acı Hikaye”de “Vekil” takma adıyla onu açıkça suçlar.

Artık müzikten de uzaklaşan Vedad son olarak Arnavutluk’taki görevinde terfi beklerken, sebep gösterilmeksizin Türkiye’ye dönmesini isteyen bir telgraf alınca, odasında uyku ilacı içerek intihar eder.


Yazının devamı

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Lincoln sakalı



Abraham Lincoln

Abraham Lincoln

Abraham Lincoln (1809 - 1865), ABD'nin 16. devlet başkanı. Kuzey/Güney iç savaşı ve kölelik onun döneminde sona erdi. Görevdeyken bir suikast sonucu öldürüldü.

Abraham Lincoln, başkanlık seçimlerini kazandığı günlere kadar, bugün kendisiyle özdeşleşmiş sakalını henüz bırakmamıştı. 1860'ta Grace Bedell adında 11 yaşında bir kız çocuğu, mektubunda, ağabeylerini kendisine oy vermek için ikna etmeye çalıştığını, kadınların sakaldan hoşlandığını, sakal bırakması durumunda daha hoş görüneceğini yazıyordu. Lincoln başkan seçildikten sonra sakal bıraktı. Küçük kızın yaşadığı yere gittiğinde onu da ziyaret etti. Abraham Lincoln sakal bırakmadan önce çirkinliği ile ünlüydü.


Yazının devamı

2 Temmuz 2009 Perşembe

23 Haziran 2009 Salı

Polisario, Fas, Batı Sahra


10 Mayıs 1975’te Batı Sahra’da yaşayan Sahravi’ler tarafından kurulan Polisario Cephesi yani Saguia el Hamra ve Rio de Oro'nun Kurtuluşu İçin Halk Cephesi (İspanyolca: Frente Popular de Liberación de Saguía el Hamra y Río de Oro) Batı Sahra’nın İspanyol işgalinden kurtarılması için kurulmuş sosyalist bir gerilla örgütüdür. 20 Mayıs 1975’te İspanyol Ordusu’na karşı ilk silahlı eylemlerini gerçekleştirirler. Kuruluş aşamasında içlerinde Cezayir ve Fas’ın da bulunduğu Arap hükümetlerinin desteğini almaya çalışırlarsa da Libya ve Moritanya’nın zayıf destekleri dışında pek bir ilgi görmezler.

Batı Sahra 1884’ten itibaren İspanya tarafından sömürgeleştirilmiş bir çöl bölgesidir. 1963’te yüksek kaliteli fosfat yatakları keşfedilince kuzey komşu Fas ve güney komşu Moritanya İspanya’nın bölgeden çekilmesini talep eder. Birleşmiş Milletler’de 1975’te self determinasyon için halk oylaması yapılmasına karar verilir fakat bu oylama yapılamaz. Fas kralı 2.Hasan’ın emri ile 350 bin sivil Batı Sahra’ya yürüyüşe geçer, Yeşil Yürüyüş adını verdikleri bu eylemle bölgeyi ilhak ederler. Bu durum 1976 Ocak’ında üçüncü komşu Cezayir ile Fas orduları arasında çatışmalara sebep olur.

İspanya, Batı Sahra’nın 2/3’ünü Fas’a 1/3’ünü Moritanya’a bırakarak çekilme kararı alır. Polisario bu kez Batı Sahra’nın özgürlüğü için -ilk olarak zayıf olan- Moritanya’yla mücadeleye başlar ve 5 Ağustos 1979’da Moritanya, bölgesini Sahravi’lere terkederek çekilir. Fakat Fas ilerleyerek bu bölgeyi de kendi topraklarına katar. Polisario Fas’la mücadeleye giriştiğinde, Cezayir Polisario’yu üs ve silah sağlar, örgütün merkezi Cezayir’in bölgeye yakın bir şehri olan Tindouf’tadır.


Batı Sahra'yı üye kabul etmesi nedeniyle, Afrika Birliği'ne (Organization of African Unity, OAU) üye olmayan tek Afrika ülkesi Fas'tır


1980’de Polisario üyesi Sahravi’lerin kurduğu Sahra Arap Demokratik Cumhuriyeti (Republique Arabe Sahraouie Démocratique), Afrika Birliği’nin (OAU) üyesi olarak kabul edilir. Toprağı olmayan bu ülke sadece kağıt üzerinde mevcutsa da Fas duruma şiddetle tepki gösterir ve 3 yıl içinde Afrika Birliği’nden ayrılır. Halen Afrika Birliği'ne üye olmayan tek Afrika ülkesi Fas'tır.

200 mt yükseklikten Polisario Bölgesi ile Fas işgali altındaki bölgeyi ayıran 2,700 km uzunluğundaki kumdan duvar: Moroccon Wall (Fas Duvarı). Batı Sahra, Google Maps.


Fas, Batı Sahra’yı güneye doğru işgale devam ederken, Polisario adam kaçırma eylemleriyle karşılık verir. Fas işgal ettiği bölgenin sınırına 2,700 km uzunluğunda kumdan bir duvar örer (Moroccon Wall)...

Birleşmiş Milletler aracılığı ile yapılan uzun görüşmeler sonunda 1988’de Fas ve Polisario Birleşmiş Milletler’in barış planını kabul ederler, plana göre bir referandum yapılacaktır fakat kimlerin bu oylamaya katılacağı konusunda anlaşamazlar. Polisario oylamaya sadece bölgede 1975’ten önce yaşayanların katılmasını isterken, Fas ise Fas’tan gelen göçmenlerin de oylamaya katılmasını talep eder.

Fas'ın Batı Sahra'yı işgali


1991’de Fas ve Polisario arasında bir ateşkese varılır. Polisario 2003’te 243, 2005’te 404 Fas’lı tutsağı salıverir. Olumlu gelişmelere rağmen halen referandum yapılamamıştır. 2004’te bir ara Türkiye’nin Batı Sahra’yı tanıyacağı söylentisi çıkınca Fas ile Türkiye arasında ipler gerilir ancak söylentinin aslı yoktur.


Yazının devamı
Banner from George Steinmetz

(*) Yavaş yürüyorum bela bana yetişiyor, hızlı yürüyorum ben belaya yetişiyorum.